Bir arkadaşım vardı, dost kısmından. Çok eskilere dayanıyordu dostluğumuz (!). Aynı şehir, aynı mahalle, aynı okul, sonra tekrar aynı şehir, aynı mahalle, birbirine çok yakın okullar vs. Aslında birazda zorunluluklar bizi bir araya getirmiş şimdi böyle görüyorum olayları. Bütün bunlara rağmen anlaşamadığımız bir çok nokta olduğu açıktı. Bu yazıda bir dost ya da arkadaş ile ilgili genel bir değerlendirme ve bu değerlendirmeye bağlı bir sonuç olacak.
Sürekli sorunlar çıkıyordu aramızda. Çok uzun zamandır gülerek ya da sevişerek ayrıldığımızı hatırlamıyorum. Her ayrıldığımızda kesin olarak kırgın ya da kızgın ayrılıyoruz. Bu her iki taraf içinde geçerli.
Daima birbirimizi suçluyoruz. İkimizde haklıyız; fakat bunu kabullenemiyoruz. Ha sözde, konuşurken belkiler havada uçuşuyor. Ama sadece ağızdan çıkıyor, kalben ya da mantıken haksız olduğumuzu kabul edemiyoruz. Daima birimiz haklı, diğerimiz haksız. Bunu, özellikle birkaç saat önce daha iyi anladım.
Bu güne kadar onlarca ya da yüzlerce kez ayrılıp barıştık. Her defasında iyi şeylerle temenni ettik birbirimizi. Lakin yarım saat sonra aynı sorun. Sanki az önce konuşanlar biz değildik.
Her ikimizinde suçlamaları aynı. Ona göre ben A fiilini yapmışım, ironisi bu ya bana göre de o A fiilini yapmış. İkimizde aynı şeylerle birbirimize ithamlarda bulunuyoruz. Ee? Hata kimde ya da nerede? Buna bir çözüm getiremedik bir türlü.
Biraz önce bir düşündüm, beraberdik. Aynı durum. Değişmiyor, değiştiremiyoruz. O konuşurken biraz uzaklara gittim. Açıkçası o andan itibaren fazla dinlemedim. Çünkü aynı şeylerden bahsediyoruz devamlı. Ayrı kaldığımız zamanlarda bana hissettirdikleri ne? Yokluğu bana ne kattı, varlığı bana ne kattı?
Doğru cevap: HİÇBİR ŞEY ya da ÇOK AZ ŞEY!
Sanırsam onun içinde aynı.
Sonra geri döndüm aynı şeylere devam!!! Yani kendimi sözcüklerden geri kalmış hissetmedim.
Uzun zamandan beri yanında sıkılmaya başlamıştım. Muhtemelen aynı durum onun için de geçerli. Soruyorum kendime niye onunla her buluştuğumda içim daralıyor ya da eve her geldiğimde gergin oluyorum?
Ve bu gece, bu yazıyı yazmadan az önce bir karar aldım. Onu hayatımdan çıkartıyorum. Radikal bir karar!
Şu söze geleceğim, yanındayken huzur bulmadığınız bir kişi ile aynı yolda yürümeyin. Size bir şey katmayan ya da sizin bir şey katamadığınız bir kişi ile aynı yolda yürümeyin. Yokluğu bir şey ifade etmeyen bir insanla aynı yolda yürümeyin.
Benden size blog usulü tavsiye.